Sokakların sert rüzgârına, hayatın yükünü tek başına sırtlayan sessiz kahramanlar karşı duruyor. İstanbul’un arka sokaklarında kimi zaman “Dayı”, kimi zaman “Genç Kabadayı” olarak bilinen Cahit Kaynar, 13 yıldır ekranların ve kameraların uzağında insanlık dersi veriyor. Onun mücadelesi ne gösterişli lansmanlarda yer alıyor ne de manşet süslüyor; onun hikâyesi, soğuk kaldırımlarda kaderine terk edilmiş hayatlara uzanan sıcak bir elde gizli.
Mücadelesinin iki ana sütunu var Kaynar’ın: Geleceği uyuşturucu kıskacında kaybolmak üzere olan gençleri yaşama döndürmek ve sokakta tek bir kimsesizin dahi yalnız kalmamasını sağlamak. Bir gencin elinden zehri alıp ona hayatı geri vermekle, bir kimsesizle hazırladığı bir tabak sıcak çorbayı paylaşmak onun için aynı kutsallığı taşıyor. İyiliği reklam etmenin manevi değerini zedelediğine inanan Kaynar, dayanışmayı gösterişten uzak, sessizce büyütüyor.
Cahit Kaynar’ın 13 yıllık bu sessiz yürüyüşü, aslında toplum olarak gözümüzü çevirdiğimiz karanlık noktalara tutulmuş bir fener niteliğinde. Kahramanlık iddialarından uzak, sadece insana insan olduğu için değer veren bu duruş, sokaktaki yalnız kalplere umut olmaya ve sessiz dualarda yaşamaya devam ediyor.
Kral Gazetesi
